Latvian: New Testament

Turkish: New Testament

1 Timothy

4

1Bet gars saka skaidri, ka vēlākos laikos daži atkritīs no ticības un pievienosies maldu gariem un ļauno garu mācībām. (2.Tim.3,1; 2.Pēt.3,3)
1Ruh açıkça diyor ki, sonraki zamanlarda bazıları imandan dönecek.
2Tie runā melus liekuļodami, un viņu sirdsapziņa ar dedzekli iezīmēta.
2Vicdanları âdeta kızgın bir demirle dağlanmış olan yalancıların ikiyüzlülüğü nedeniyle aldatıcı ruhlara ve cinlerin öğretilerine kulak verecekler.
3Tie aizliedz doties laulībā un lietot barību, ko Dievs radījis, lai ticīgie un patiesības atzinēji to pieņemtu pateicībā.
3Bu yalancılar evlenmeyi yasaklayacak, Tanrı'nın, iman eden ve gerçeği bilenlerin şükranla yemesi için yarattığı yiyeceklerden çekinmek gerektiğini buyuracaklar.
4Jo katra Dieva radība ir laba, un nekas nav atmetams, ko pateicībā pieņemam,
4Oysa Tanrı'nın yarattığı her şey iyidir; ve şükranla kabul olunursa, hiçbir şey reddedilmemelidir.
5Jo tas Dieva vārdā un lūgšanā tiek svētīts.
5Çünkü her şey Tanrı'nın sözü ve dua ile kutsal kılınır.
6Tā mācīdams brāļus, tu būsi labs Jēzus Kristus kalps, kas uzaudzināts ticības vārdos un labā mācībā, ko tu esi sasniedzis.
6Bunları kardeşlere öğütlersen, imanın ve izlediğin iyi öğretinin sözleriyle beslenmiş olarak Mesih İsa'nın iyi bir hizmetkârı olursun.
7Turpretim aplamas vecu sievu pasakas noraidi, bet pats vingrinies dievbijībā!
7Kocakarılara yaraşan bayağı masalları reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.
8Jo miesas vingrināšana maz ko der, bet dievbijība derīga visam, jo tā ietver tagadējās un nākošās dzīves apsolījumus.
8Bedeni eğitmenin az bir yararı var; ama şimdiki ve gelecek yaşamın vaadini içeren Tanrı yolunda yürümek her yönden yararlıdır.
9Tas ir patiess un atzīšanas cienīgs vārds.
9Bu söz güvenilirdir ve her bakımdan kabule layıktır.
10Jo tāpēc mēs arī pūlamies un tiekam pulgoti, ka ceram uz dzīvo Dievu, kas ir visu cilvēku, bet sevišķi ticīgo Pestītājs.
10Bunun için emekveriyor ve mücadele ediyoruz. Çünkü ümidimizi, bütün insanların, özellikle iman edenlerin Kurtarıcısı olan, yaşayan Tanrı'ya bağlamışızdır.
11To pavēli un māci!
11Bunları buyur ve öğret.
12Neviens lai nenicina tavu jaunību; bet tu esi paraugs ticīgajiem vārdos, darbos, mīlestībā, ticībā un šķīstībā.
12Gençsin diye kimse seni küçümsemesin. Söz söylemekte, yaşayışta, sevgide, imanda ve paklıkta, iman edenlere örnek ol.
13Kamēr es nāku, veltī sevi lasīšanai, pamudināšanai un mācīšanai!
13Ben yanına gelinceye dek topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğütte bulunmaya ve ders vermeye ada kendini.
14Neesi nolaidīgs žēlastībā, kas tevi ir un kas tev dota saskaņā ar pravietojumu, prezbiteriem rokas uzliekot!
14Peygamberlik sözüyle ve ihtiyarlar kurulunun, ellerini senin üzerine koymasıyla sana verilmiş ve hâlâ sende olan ruhsal armağanı ihmal etme.
15Par to pārdomā, pie tā paliec, lai tavas sekmes būtu visiem skaidras!
15Bu konuların üzerinde dur. Kendini bunlara ver ki, herkes senin ilerlediğini görsün.
16Esi nomodā par sevi un par mācību, turies pie tās! Jo tu, tā darīdams, izglābsi pats sevi un tos, kas tevi klausās.
16Kendine ve öğretine dikkat et, bu yolda yürümeye devam et. Çünkü bunu yapmakla hem kendini, hem seni dinleyenleri kurtaracaksın.