1Kelkis ir šviesk, Jeruzale, nes tavo šviesa ateina ir Viešpaties šlovė tau šviečia.
1‹‹Kalk, parla;Çünkü Işığın geliyor,RABbin yüceliği üzerine doğuyor.
2Štai tamsa padengs žemę ir tautas, bet Viešpats pakils virš tavęs ir Jo šlovė bus matoma tavyje.
2Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor;Oysa RAB senin üzerine doğacak,Yüceliği üzerinde görünecek.
3Tautos ir karaliai ateis prie tavo šviesos spindesio.
3Uluslar senin Işığına,Krallar üzerine doğan aydınlığa gelecek.
4Pakelk savo akis ir apsižvalgyk aplinkui! Jie visi renkasi pas tave: tavo sūnūs ateina iš toli, tavo dukterys atnešamos ant rankų.
4‹‹Başını kaldır da çevrene bir bak,Hepsi toplanmış sana geliyor.Oğulların uzaktan geliyor,Kızların kucakta taşınıyor.
5Tu tai matysi ir spindėsi iš džiaugsmo; tavo širdis sudrebės ir išsiplės, kai jūros pilnybės gręšis į tave ir pagonių stiprybė ateis pas tave.
5Bunu görünce yüzün parlayacak,Yüreğin heyecandan hızlı hızlı çarpacak;Çünkü denizin zenginlikleri senin olacak,Ulusların serveti sana akacak.
6Daugybė kupranugarių ateis pas tave iš Midjano, Efos ir Šebos, atnešdami aukso bei smilkalų, ir skelbs didingus Viešpaties darbus.
6‹‹Deve sürüleri, Midyanın ve Efanın deve yavrularıSenin topraklarını dolduracak.Bütün Saba halkı geliyor,Altın ve günnük getiriyor,RABbin erdemlerini ilan ediyorlar.
7Visos Kedaro bandos bus surinktos pas tave, taip pat ir Nebajoto avinai. Jie bus aukojami prie aukuro. Aš pašlovinsiu savo šlovės namus.
7Kedarın bütün sürüleri sana gelecek,Nevayotun koçları senin buyruğunda olacak,Sunağımın üzerinde kabul edilen sunular olarak sunulacak.Böylece görkemli tapınağımı daha görkemli kılacağım.
8Kas tie, kurie kaip debesys plaukia, kaip balandžiai skrenda į savo lizdus?
8‹‹Nedir bunlar, bulut gibi,Yuvalarına yaklaşan güvercinler gibi süzülüp gelenler?
9Salos laukia manęs, Taršišo laivai skuba, kad tavo vaikus atgabentų iš toli; sidabrą ir auksą drauge su jais Viešpaties, tavo Dievo, vardui ir Izraelio Šventajam, nes Jis tave pašlovino.
9Bana umut bağlayan kıyı halklarının,Ticaret gemileri öncülüğündeSenin çocuklarını altınlarıyla, gümüşleriyle birlikteTanrın RABbin adı için, İsrailin Kutsalı içinUzaktan getiren gemileridir bunlar.RAB seni görkemli kıldı.
10Svetimtaučiai statys tavo sienas, ir jų karaliai tarnaus tau. Savo rūstybėje smogiau tau, bet dėl savo malonės tavęs pasigailėjau.
10‹‹Yabancılar senin surlarını onaracak,Kralları sana hizmet edecek.Öfkelendiğimde seni cezalandırdıysam da,Kabul ettiğimde sana merhamet göstereceğim.
11Tavo vartai bus nuolatos atdari, dieną ir naktį nebus užrakinti, kad pagonių stiprybę tau atgabentų ir jų karalius atvestų.
11Kapıların hep açık duracak,Ulusların serveti ve zafer alayları ardında yürütülen yenik krallarGece gündüz açık kalan bu kapılardan girsin diye.
12Tauta ir karalystė, kuri tau netarnaus, žus; tokios tautos bus visai sunaikintos.
12Çünkü sana kulluk etmeyen ulus ya da krallık yok olacak,Evet, o uluslar tam bir yıkıma uğrayacak.
13Libano šlovė atiteks tau, kiparisai, platanai ir pušys puoš tavo šventąją vietą, Aš pašlovinsiu savo pakojo vietą.
13‹‹Lübnanın görkemi olan çam, köknar ve selvi ağaçları,Tapınağımı süslemek için hep birlikte sana taşınacak.Ayak bastığım yeri görkemli kılacağım.
14Tavo prispaudėjų ir niekintojų sūnūs ateis nuolankiai nusižeminę pas tave ir puls prie tavo kojų; jie vadins tave Viešpaties miestu, Izraelio Šventojo Sionu.
14Seni ezenlerin çocuklarıGelip önünde eğilecekler;Seni hor görenlerin hepsi,‹RABbin kenti, İsrailin Kutsalının Siyonu›Diyerek ayaklarına kapanacaklar.
15Tu buvai paliktas ir nekenčiamas taip, kad nė vienas nenorėjo pas tave ateiti. Aš padarysiu tave puikybe amžiams ir džiaugsmu kartų kartoms.
15‹‹Kimsenin uğramadığı, terk edilmiş,Nefret edilen bir yer olduğun haldeSeni sonsuz bir övünç kaynağı,Bütün kuşakların sevinci kılacağım.
16Tu čiulpsi pagonių pieną ir žįsi karalių krūtis. Tuomet tu suprasi, kad Aš, Viešpats, esu tavo gelbėtojas, atpirkėjas ir Jokūbo Galingasis.
16Uluslar ve krallıklarBir anne gibi seni emzirecekler.O zaman bileceksin ki, seni kurtaran RAB,Seni fidyeyle kurtaran, Yakupun Güçlüsü benim.
17Vietoj vario Aš atgabensiu aukso, vietoj geležiessidabro, vietoj medžiųvario ir vietoj akmenų geležies. Tavo valdytojas bus taika ir tavo prižiūrėtojasteisumas.
17Sana tunç yerine altın,Demir yerine gümüş, ağaç yerine tunç,Taş yerine demir getireceğim.Barışı yöneticin, doğruluğu önderin yapacağım.
18Tavo šalyje nebebus smurto ir tavo kraštesunaikinimo bei griovimo. Tu vadinsi savo miesto sienas išgelbėjimu ir vartusšlove.
18Ülkenden şiddet, sınır boylarındanSoygun ve yıkım haberleri duyulmayacak artık.Surlarına Kurtuluş, kapılarına Övgü adını vereceksin.
19Tau nebereikės saulės dieną ir mėnulio šviesos naktį; Viešpats bus tavo amžina šviesa ir Dievas bus tavo šlovė.
19‹‹Gündüz ışığın güneş olmayacak artık,Ay da aydınlatmayacak seni;Çünkü RAB sonsuz ışığın,Tanrın görkemin olacak.
20Tavo saulė nebenusileis ir mėnulis nebepasikeis, nes Viešpats bus tavo amžina šviesatavo gedulo dienos pasibaigs.
20Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek,Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak,Sona erecek yas günlerin.
21Visi tavo žmonės bus teisūs, jie amžiams paveldės šalį. Jie bus mano pasėlio atžala, mano rankų darbas, kad Aš būčiau pašlovintas.
21Halkının hepsi doğru kişiler olacak;El emeğim, görkemimi göstermek için diktiğim fidan,Ülkeyi sonsuza dek mülk edinecek.
22Mažiausias taps tūkstančiu ir menkasgalinga tauta. Aš, Viešpats, skubiai tai įvykdysiu reikiamu metu.
22En küçük ailen bini bulacak,Sayıca en az olanı koca bir ulus olacak.Ben RAB, zamanı gelince bunu hızlandıracağım.››