1Daugelį metų Viešpats leido Izraeliui gyventi ramybėje nuo visų jo priešų. Jozuė paseno ir sulaukė daug metų.
1RAB İsraili çevresindeki bütün düşmanlarından kurtarıp esenliğe kavuşturdu. Aradan uzun zaman geçmişti. Yeşu kocamış, yaşı hayli ilerlemişti.
2Jozuė sušaukė visus izraelitus, jų vadus, vyresniuosius, teisėjus bei valdininkus ir jiems tarė: “Aš pasenau ir sulaukiau daug metų.
2Bu nedenle ileri gelenleri, boy başlarını, hakimleri, görevlileri, bütün İsrail halkını topladı. Onlara, ‹‹Kocadım, yaşım hayli ilerledi›› dedi,
3Jūs patys matėte, ką Viešpats padarė visoms šitoms tautoms dėl jūsų, nes pats Viešpats, jūsų Dievas, kariavo už jus.
3‹‹Tanrınız RABbin sizin yararınıza bütün bu uluslara neler yaptığını gördünüz. Çünkü sizin için savaşan Tanrınız RABdi.
4Aš paskirsčiau jūsų giminių nuosavybėn šitas likusias tautas ir visas tautas, kurias sunaikinau į vakarus nuo Jordano iki Didžiosios jūros.
4İşte Şeria Irmağından gün batısındaki Akdenize dek yok ettiğim bütün bu uluslarla birlikte, geri kalan ulusların topraklarını da kurayla oymaklarınıza mülk olarak böldüm.
5Viešpats, jūsų Dievas, jas privers pasitraukti, ir užėmę jūs paveldėsite jų šalį, kaip jums pažadėjo Viešpats, jūsų Dievas.
5Tanrınız RAB bu ulusları önünüzden püskürtüp sürecektir. Tanrınız RABbin size söz verdiği gibi, onların topraklarını mülk edineceksiniz.
6Būkite drąsūs ir tvirtai pasiryžę vykdyti visa, kas parašyta Mozės įstatymo knygoje, ir nenukrypkite nuo jos.
6Musanın Yasa Kitabında yazılı olan her şeyi korumak ve yerine getirmek için çok güçlü olun. Yazılanlardan sağa sola sapmayın.
7Nesimaišykite su šitomis tautomis, kurios tebegyvena tame krašte. Neminėkite jų dievų vardų, neprisiekite jais, negarbinkite jų ir netarnaukite jiems;
7Aranızda kalan uluslarla hiçbir ilişkiniz olmasın; ilahlarının adını anmayın; kimseye onların adıyla ant içirmeyin; onlara kulluk edip tapmayın.
8būkite ištikimi Viešpačiui, savo Dievui, kaip iki šios dienos.
8Bugüne dek yaptığınız gibi, Tanrınız RABbe sımsıkı bağlı kalın.
9Viešpats nugalėjo jūsų akyse dideles bei galingas tautas; niekas iki šios dienos neįstengė atsilaikyti prieš jus.
9Çünkü RAB büyük ve güçlü ulusları önünüzden sürdü. Bugüne dek hiçbiri önünüzde tutunamadı.
10Vienas jūsiškių vys tūkstantį, nes Viešpats, jūsų Dievas, kovoja už jus, kaip Jis jums pažadėjo.
10Biriniz bin kişiyi kovalayacak. Çünkü Tanrınız RAB, size söylediği gibi, yerinize savaşacak.
11Todėl žiūrėkite, kad mylėtumėte Viešpatį, savo Dievą.
11Bunun için Tanrınız RABbi sevmeye çok dikkat edin.
12Jei nuo Jo nutolsite ir susimaišysite su pasilikusiomis tautomis, kurios tebegyvena tarp jūsų, ir susigiminiuosite vedybomis, eidami pas juos, o jie pas jus,
12Çünkü Ona sırt çevirir, sağ kalıp aranızda yaşayan bu uluslarla birlik olur, onlara kız verip onlardan kız alır, onlarla oturup kalkarsanız,
13tai būkite užtikrinti, kad Viešpats, jūsų Dievas, neišvarys šitų tautų iš jūsų krašto; jos taps jums spąstais ir žabangais, botagais jūsų nugaroms ir dygliais jūsų akims, kol jūs pražūsite iš šitos geros žemės, kurią jums davė Viešpats, jūsų Dievas.
13iyi bilin ki, Tanrınız RAB bu ulusları artık önünüzden sürmeyecek. Ve sizler Tanrınız RABbin size verdiği bu güzel topraklardan yok oluncaya dek bu uluslar sizin için tuzak, kapan, sırtınızda kırbaç, gözlerinizde diken olacaklar.
14Štai rengiuosi eiti keliu, kuriuo turi eiti visas pasaulis. Prisiminkite visa savo širdimi ir siela, kad Viešpats, jūsų Dievas, išpildė visus iki vieno savo gerus pažadus jums.
14‹‹İşte her insan gibi ben de bu dünyadan göçüp gitmek üzereyim. Bütün varlığınızla ve yüreğinizle biliyorsunuz ki, Tanrınız RABbin size verdiği sözlerden hiçbiri boş çıkmadı; hepsi gerçekleşti, boş çıkan olmadı.
15Kaip Viešpats įvykdė viską, ką buvo jums pažadėjęs gero, taip Jis ištesės jums ir blogus pažadus, išnaikindamas jus iš šitos geros žemės, kurią Jis jums davė.
15Tanrınız RABbin size verdiği sözlerin tümü nasıl gerçekleştiyse, Tanrınız RAB verdiği bu güzel topraklardan sizi yok edene dek sözünü ettiği bütün kötülükleri de öylece başınıza getirecektir.
16Jei jūs laužysite Viešpaties, savo Dievo, jums duotą sandorą, tarnausite svetimiems dievams ir garbinsite juos, tai Viešpats baus jus ir jūs greitai pražūsite nuo geros žemės, kurią iš Jo gavote”.
16Tanrınız RAB'bin size buyurduğu antlaşmayı bozarsanız, gidip başka ilahlara kulluk eder, taparsanız, RAB'bin öfkesi size karşı alevlenecek; RAB'bin size verdiği bu güzel ülkeden çabucak yok olup gideceksiniz.››