1Huan, ni nih nungin Paikan Ankuangluina leh Tanghou silngou sohlouh Ankuangluina om ding ahi a; siampu liante leh laigelhmiten, amah zekhema, mana, a hihlup theihna dingdan a zongzong ua;
1Fısıh ve Mayasız Ekmek Bayramına iki gün kalmıştı. Başkâhinlerle din bilginleri İsayı hileyle tutuklayıp öldürmenin bir yolunu arıyorlardı.
2himahleh, Ankuanglui sungin hi keiheh, huchilouin jaw vantang lakah buaina a hongom kha ding, a chi ua.
2‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.
3Huan, Bethani khuaa phak Simon ina a om laia, ankuang a um laiin numei khat, alabaster bawma spiknardi thau gimlim man tampi tawiin a honga, a bawm tuh a hihkhama, a lu ah a sungta a.
3İsa Beytanyada cüzamlı Simunun evinde sofrada otururken yanına bir kadın geldi. Kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, saf hintsümbülü yağı getirmişti. Kabı kırarak yağı Onun başına döktü.
4Himahleh, khenkhat tuh a lunghita kei ua, Bang dinga thau gimlim hihmang mawkmawk ahia?
4Bazıları buna kızdılar; birbirlerine, ‹‹Bu yağ niçin böyle boş yere harcandı? Üç yüz dinardan fazlaya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi›› diyerek kadını azarlamaya başladılar.
5Hiai thau makhai za thum sanga tamjawa juaka, mi gentheite kianga piak theih ahi ngala, a chi ua. Huchiin, a tungah a phunta uh.
6‹‹Kadını rahat bırakın›› dedi İsa. ‹‹Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir şey yaptı.
6Jesun tuh, Hih hen aw; bangdia va hihbuai na hi ua? ka tungah thil hoihtak a hih ahi.
7Yoksullar her zaman aranızdadır, dilediğiniz anda onlara yardım edebilirsiniz; ama ben her zaman aranızda olmayacağım.
7Mi gentheite chiklaipeuhin leng na kiang ua om ahi ua, na ut hun peuh un na hehpih thei ngal ua; kei bel chiklaipeuha na kiang ua om gige ding ka hi kei.
8Kadın elinden geleni yaptı, beni gömülmeye hazırlamak üzere daha şimdiden bedenimi yağladı.
8A hihtheih khamkham a hih ahi; ka sapum vui dinga thau nuh khol ahi.
9Size doğrusunu söyleyeyim, Müjde dünyanın neresinde duyurulursa, bu kadının yaptığı da onun anılması için anlatılacak.››
9Huchiin, chihtaktakin ka honhilh ahi, khovel tengteng koipeuhah leng Tanchin Hoih a kigenna ah hiai meithai thilhih leng amah theihgigena dingin a kigen jel ding hi, a chi hi.
10Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.
10Huan, Juda Iskariot, sawm leh nihte laka khatin, Jesu a kiang ua juausana a matsak theihna dingin siampu liante kiangah a vahoha.
11Onlar bunu işitince sevindiler, Yahudaya para vermeyi vaat ettiler. O da İsayı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.
11Huan, amau a jak tak un a kipak mahmah ua, a kiangah dangka piak achiamta uh. Huchiin, juausana matsakna dingdan lemtang a zongta hi.
12Fısıh kurbanının kesildiği Mayasız Ekmek Bayramının ilk günü öğrencileri İsaya, ‹‹Fısıh yemeğini yemen için nereye gidip hazırlık yapmamızı istersin?›› diye sordular.
12Huan, Tanghou Silngou-sohlouh ni, ni masapen, Paikan Ankuangluina belamnou a goh jelna ni uah, a nungjuiten a kiangah, Paikan Ankuanglui na nek theihna dingin koiah ahia vabawl le ung na ut? a chi ua.
13O da öğrencilerinden ikisini şu sözlerle önden gönderdi: ‹‹Kente gidin, orada su testisi taşıyan bir adam çıkacak karşınıza. Onu izleyin.
13Huchiin, a nungjuite laka mi nih a sawla, a kiang uah Khopi ah valut unla, huai ah pasal bela tui pua in hontuak dia; amah jui un.
14Adamın gideceği evin sahibine şöyle deyin: ‹Öğretmen, öğrencilerimle birlikte Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede? diye soruyor.›
14Huan, a lutna peuhah, huai intekpa kiangah, Sinsakpan, Ka nungjuite toh Paikan Ankuang ka nek na ding uh, ka mikhual indan koilai ahia? a chi, na chi ding uh.
15Ev sahibi size üst katta döşenmiş, hazır büyük bir oda gösterecek. Orada bizim için hazırlık yapın.››
15Huchiin, amahmahin dantan tungnung za tak, van omsa, mansa dimdiam a honensak dia; huai ah eia dingin bawl un, a chi a.
16Öğrenciler yola çıkıp kente gittiler. Her şeyi, İsanın kendilerine söylediği gibi buldular ve Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.
16Huan, nungjuite a pawtta ua, khopi ah a valut ua, a kiang ua a gen bang takin a vamu ua; huan, Paikan Ankuangluina a bawlta uh.
17Akşam olunca İsa Onikilerle birlikte geldi.
17Huan, nitaklam a honghihin, amah tuh sawm leh nihte toh a vahoh-ta ua.
18Sofraya oturmuş yemek yerlerken İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Sizden biri, benimle yemek yiyen biri bana ihanet edecek.››
18Huan, a um ua, a nek lai un, Jesun, Chihtaktakin ka honhilh ahi, na lak ua mi khat, ka kianga ne sam ngeiin, honjuausanin honmansak ding, a chi a.
19Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.
19Huan, a lungkham panta ua, khatkhatin a kiangah, Keimah ka hi hia? a chi chiat ua.
20İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.
20Huan, aman tuh a kiang uah, sawm leh nihte laka mi khat, ka kuanga tanghou hondiahpihpa ahi.
21‹‹Evet, İnsanoğlu kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğluna ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.››
21Mihing Tapa a tanchin a gelh bang tak un a pai ding: himahleh, Mihing Tapa mansak ding mipa tung a gik hi: Huai mihing jaw piang kei leh amah adin a hoihzo ding, a chi a.
22İsa yemek sırasında eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve, ‹‹Alın, bu benim bedenimdir›› diyerek öğrencilerine verdi.
22Huan, a nek lai un Jesun tanghou a la a, a vualjawl zohin a balkhama, a kiang uah a pia a, La un; hiai ka sapum ahi, a chi a.
23Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.
23Huan, nou a la a, kipah thu a gen zohin a kiang uah a pia a; huchiin, a vek un a dawn chiat ua.
24‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.
24Huan, aman a kiang uah, Hiai ka sisan, mi tampi dia pawt ding, thukhunna ahi.
25Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğinde tazesini içeceğim o güne dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››
25Chihtaktakin ka honhilh ahi, Pathian Gama a thak ka dawn ni a tun masiah grep gui gaha ka dawn nawnta kei ding, a chi hi.
26İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.
26Huan, la a sakzoh un, a pawt ua, Oliv tangah a hohta uh.
27Bu arada İsa öğrencilerine, ‹‹Hepiniz sendeleyip düşeceksiniz›› dedi. ‹‹Çünkü şöyle yazılmıştır: ‹Çobanı vuracağım, Koyunlar darmadağın olacak.›
27Huan, Jesun a kiang uah, Na vek un lungkiain nontaisan ding uh, Belamchingpa ka khen dia, belamte a dalh ding uh, chih gelh ahi ngala.
28Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celileye gideceğim.››
28Himahleh, ka thohnawn nungin Galili gamah na ma uah ka pai ding, a chi a.
29Petrus Ona, ‹‹Herkes sendeleyip düşse bile ben düşmem›› dedi.
29Peterin bel a kiangah, A vek un lungkiain hontaisan mahle uh, ken jaw kontaisan kei ding, a chi a.
30‹‹Sana doğrusunu söyleyeyim›› dedi İsa, ‹‹Bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin.››
30Huan, Jesun a kiangah, Chihtaktakin ka honhilh ahi, Tu jan ngeingeiin, ak nih vei a khuan main, nang thumvei non kitheihmohbawl ding, a chi a.
31Ama Petrus üsteleyerek, ‹‹Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem›› dedi. Öğrencilerin hepsi de aynı şeyi söyledi.
31Aman bel khauhtakin, Na sihna ah si sam ding himahleng ka honkitheihmohbawl kei hial ding, a chi guapguap a. Huchimah bangin a chi chiat uh.
32Sonra Getsemani denilen yere geldiler. İsa öğrencilerine, ‹‹Ben dua ederken siz burada oturun›› dedi.
32Huan, Gethsemani a chih mun uh a tung ua; huan, aman tuh a nungjuite kiangah, Ka thum sung teng hiaiah na tu un, achia.
33Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.
33Huan, Peter, Jakob leh Johan a pi a, nak pitaka lungkhamin a mangbang mahmah a.
34Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››
34Huchiin a kiang uah, Ka kha a lungkham mahmaha, sihna khop hial ahi; hiaiah om unla, kiging gige un, a chi a.
35Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. ‹‹Mümkünse o saati yaşamayayım›› dedi.
35Huan, neukhain ma lamah a vapai zeka, leiah a khupboh a, hih theih hi leh, huai hunin amah pel dingin a thuma.
36‹‹Abba, Baba, senin için her şey mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun.››
36Abba, Pa, bangkim na hihtheia; hiai nou kei akipanin la mang in; himahleh, kei thu hilou in nangmah thuthu hijaw hen, a chi a.
37Öğrencilerinin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrusa, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı?
37Huan, a hongpaia, amau tuh ihmuin a honmu a, huchiin, Peter kiangah, Simon, ihmu na hi maw? Dak kal khat leng kiging gigein na om theikei maw?
38Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››
38Khemnaa na lut louhna ding un kiging gigein thum un. Khain tuh a ngapa, sa jaw a hat kei, a chi a.
39Yine uzaklaştı, aynı sözleri tekrarlayarak dua etti.
39Huan, a vahoh nawna, a thugen ngei genin a thum nawna.
40Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü. İsaya ne diyeceklerini bilemiyorlardı.
40Huan, a hongpai nawna amau tuh ihmuin a honmu nawna, a ihmut uh a suak mahmah ngala; dawn dan leng a theikei uh.
41İsa üçüncü kez yanlarına döndü, ‹‹Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?›› dedi. ‹‹Yeter! Saat geldi. İşte İnsanoğlu günahkârların eline veriliyor.
41Huan, a hongpai thum veina ah, a kiang uah, Na ihmu lailai umaw, na tawlnga lailai umaw? A hunta ve; a hun hongtungta; mihing Tapa mikhialte khuta juausana piak ahita.
42Kalkın, gidelim. İşte bana ihanet eden geldi!››
42Thou un, i pai ding uh; en un, hon juausanpa hongnai, a chi a.
43Tam o anda, İsa daha konuşurken, Onikilerden biri olan Yahuda çıkageldi. Yanında başkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı bir kalabalık vardı.
43Huan, a gen laitakin, Juda, sawm leh nihte laka mi khat tuh, a hongtungpahta ngala, siampu liante leh laigelhmite leh upate akipan mipi, temsau leh khetbuk tawite toh.
44İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur. Onu tutuklayın, güvenlik altına alıp götürün›› diye onlarla sözleşmişti.
44Huan, juausanpan, Ka tawp peuhmah amah ahi ding; man unla, kizentakin na pi mang ding uh, chiin chiamtehna ding a na hilhkhol diamdiama.
45Gelir gelmez İsaya yaklaştı, ‹‹Rabbî›› diyerek Onu öptü.
45Huchiin, a tun takin amah a vanaih paha, Rabbi: chiin, a tawp tantan a.
46Onlar da İsayı yakalayıp tutukladılar.
46Huan, amah a lenta ua, a manta uh.
47İsanın yanında bulunanlardan biri kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.
47Huan, a kianga dingte laka mi kua hiamin a temsaua doka, siampu lianpen sikha a sata, a bil a sat khiak sak.
48İsa onlara, ‹‹Niçin bir haydutmuşum gibi beni kılıç ve sopalarla yakalamaya geldiniz?›› dedi.
48Huan, Jesun amau a houpiha, a kiang uah, Temsaute, khetbukte tawiin suamhat man ding bang hialin, honman dingin nong kuan u maw?
49‹‹Her gün tapınakta, yanıbaşınızda öğretiyordum, beni tutuklamadınız. Ama bu, Kutsal Yazılar yerine gelsin diye oldu.››
49Pathian biakin ah ni tenga thuhilhin na kiang uah ka om jela; non man ngal kei ua. Himahleh, Laisiangthou a hongtun theihna ding ei ve, a chi a.
50O zaman öğrencilerinin hepsi Onu bırakıp kaçtı.
50Huan, a vek un amah a nusia ua, a taimang vekta uh.
51İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.
51Huan, tangval kuahiam, puan malngat kia batin, amah a juia; huan, amah a na man uh;
52Ama keten bezden sıyrılıp çıplak olarak kaçtı.
52Himahleh, a puan malngat a taisana, vuaktangin a taimangta.
53İsayı görevli başkâhine götürdüler. Bütün başkâhinler, ileri gelenler ve din bilginleri de orada toplandı.
53Huan, Jesu tuh siampu lianpen kiangah a pi ua; huan, siampu liante, laigelhmite tengteng toh a hongton uh.
54Petrus, İsayı başkâhinin avlusunun içine kadar uzaktan izledi. Avluda nöbetçilerle birlikte ateşin başında oturup ısınmaya başladı.
54Huan, Peterin gamla pia kipanin amah a juia, siampu lianpen inhuangsung konglai phain; huan, sikhate lakah mei lum awiin a tu sam a.
55Başkâhinler ve Yüksek Kurulun öteki üyeleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak için kendisine karşı tanık arıyor, ama bulamıyorlardı.
55Huan, Jesu a hihlup theihna ding un siampu liante leh vaihawm mite tengtengin amah hekna a zong ua, a mu sam kei uh.
56Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.
56Mi tampiin juauin a hek ua, himahleh, a hekna thu uh a kituak sam kei.
57Bazıları kalkıp Ona karşı yalan yere şöyle tanıklık ettiler: ‹‹Biz Onun, ‹Elle yapılmış bu tapınağı yıkacağım ve üç günde, elle yapılmamış başka bir tapınak kuracağım› dediğini işittik.››
57Huan, kuate hiam a ding ua, juauin a hek ua,
59Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.
58Hiai min, Hiai Pathian biakin khuta lam ka hihse dia, ni thum sungin biakin dang, khuta lam louh, ka lam ding, a chih, ka ja uh, a chi ua.
60Sonra başkâhin topluluğun ortasında ayağa kalkarak İsaya, ‹‹Hiç yanıt vermeyecek misin? Nedir bunların sana karşı ettiği bu tanıklıklar?›› diye sordu.
59Himahleh huchiin leng a hekna thu uh a kituak thei samsam kei.
61Ne var ki, İsa susmaya devam etti, hiç yanıt vermedi. Başkâhin Ona yeniden, ‹‹Yüce Olanın Oğlu Mesih sen misin?›› diye sordu.
60Huan, siampu lianpen a laiah a ding khia a. Jesu kiangah, Bangmaha dawnglou maw? Hiaite honhekna bangchidan ahia? chiin, a donga.
62İsa, ‹‹Benim›› dedi. ‹‹Ve sizler, İnsanoğlunun Kudretli Olanın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz.››
61Amah lah a dai dide a, bangmahin a dawng kei a. Siampu lianpenin a kiangah, Kris, Hampha Tapa, na hi hia? chiin, a dong nawna.
63Başkâhin giysilerini yırtarak, ‹‹Artık tanıklara ne ihtiyacımız var?›› dedi. ‹‹Küfürü işittiniz. Buna ne diyorsunuz?›› Hepsi İsanın ölüm cezasını hak ettiğine karar verdiler.
62Huan, Jesun, Hi e; Mihing Tapa Thilhihtheihna taklama tu a, van mei laka hongpai na mu ding uh, a chi a.
65Bazıları Onun üzerine tükürmeye, gözlerini bağlayarak Onu yumruklamaya başladılar. ‹‹Haydi, peygamberliğini göster!›› diyorlardı. Nöbetçiler de Onu aralarına alıp tokatladılar.
63Huan, siampu lianpenin a puansilh a botkeka, Theihpih dang bang din i deih dia?
66Petrus aşağıda, avludayken, başkâhinin hizmetçi kızlarından biri geldi. Isınmakta olan Petrusu görünce onu dikkatle süzüp, ‹‹Sen de Nasıralı İsayla birlikteydin›› dedi.
64Pathian a gensiatdan na zata uh; bangchi na sa ua? achia. Huan, a vek un amah tuh si takin a sep chiat ua;
68Petrus ise bunu inkâr ederek, ‹‹Senin neden söz ettiğini bilmiyorum, anlamıyorum›› dedi ve dışarıya, dış kapının önüne çıktı. Bu arada horoz öttü.
65Huan, a khenin amah chil a siat pan pah ua, a kiangah, Gen in, a chi ua. Huan, vengtuten a let kawm un a beng ekek uh.
69Hizmetçi kız Petrusu görünce çevrede duranlara yine, ‹‹Bu adam onlardan biri›› demeye başladı.
66Huan, Peter tuh nuai lama inhuang sung konglaia a om laiin siampu lianpen sikha nungakte laka khat a hong paia,
70Petrus tekrar inkâr etti. Çevrede duranlar az sonra Petrusa yine, ‹‹Gerçekten onlardansın; sen de Celilelisin›› dediler.
67Peter meilum awi a mua, a en a, Nang leng Jesu Nazaret mi kianga om na hi ve, a chi a.
71Petrus kendine lanet okuyup ant içerek, ‹‹Sözünü ettiğiniz o adamı tanımıyorum›› dedi.
68Aman tuh, Na thugen ka theikei, a ngaihna himhim leng ka theikei, chiin, a kitheihmohbawl a. Huan, inlim ah a vapawt khia a; huchiin, ak a khuangta hi.
72Tam o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus, İsa'nın kendisine, ‹‹Horoz iki kez ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin›› dediğini hatırladı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.
69Huan, nungakin a mu a, a kianga dingte kiangah, Hiai mi a lak ua mi ahi, a chi nawnta a.
70Himahleh a kitheihmohbawl nawna. Huan, sawtlou nungin a kianga dingten, Peter kiangah, A lak ua mi hi tawk teh, Galili gam a mi na hi ngala, a chi ua.
71Aman tuh, Huai na mihing gen uh ka theikei, chiin, hamsia kilohin a kichiamta a.Huan, akkhuan nihveina tuh a khuangpah ngal hi. Huan, Peterin, Jesun a kianga, Ak nihvei a khuan main nang thumvei non kitheihmohbawl ding, a chih thu a theikhe thak nawn a. Huan, huai tuh a ngaihtuaha a kapta.
72Huan, akkhuan nihveina tuh a khuangpah ngal hi. Huan, Peterin, Jesun a kianga, Ak nihvei a khuan main nang thumvei non kitheihmohbawl ding, a chih thu a theikhe thak nawn a. Huan, huai tuh a ngaihtuaha a kapta.