1Huan, kikhopna in ah a lut nawna; huaiah mi khat khutjaw a na om a
1İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı.
2Huan, amah a hek theihna ding un Khawlniin a hihdam nop leh nop louh a ensim ua.
2Bazıları İsa'yı suçlamak amacıyla, Sept günü hastayı iyileştirecek mi diye O'nu gözlüyorlardı.
3Huan, aman khutjaw kiangah, Hongding khia in, a chi a.
3İsa, eli sakat olan adama, «Ayağa kalk, ortaya çık!» dedi.
4Huan a kiang uah, Khawlniin hihhoih hia siang, hihsiat? hotdam hia siang, hihlup? chiin, a donga. Himahleh a dai dide ua.
4Sonra havradakilere, «Kutsal Yasa'ya göre Sept günü iyilik yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, öldürmek mi?» diye sordu. Onlardan ses çıkmadı.
5Huan a lungtang uh tak jiaka lungkham mahmah leh heh kawma amaute a et velvel nungin, huai mi kiangah, Na khut zan in, a chi a, Huan, a zan kheta a, a khut tuh a damta.
5İsa, çevresindekilere öfkeyle baktı. Yüreklerinin katılığı O'nu kederlendirmişti. Adama, «Elini uzat!» dedi. Adam elini uzattı, eli eskisi gibi sağlam oluverdi.
6Huan, Phaisaite a pawt khia ua, amah a hihlup theihna dan ding uh ngaihtuahin Herod pawl a mite toh a kihou khawm pah ua.
6Dışarı çıkan Ferisiler, İsa'yı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.
7Huan, Jesu tuh a nungjuite toh dil lamah a pai mang ua; huan, Galili gam a kipanin mipi tampitakin a jui ua;
7İsa, öğrencileriyle birlikte göl kıyısına çekildi. Celile'den büyük bir kalabalık O'nun ardından geldi. Ayrıca, O'nun bütün yaptıklarını duyan büyük bir kalabalık Yahudiye'den, Kudüs'ten, İdumeya'dan, Şeria nehrinin ötesinden, Sur ve Sayda bölgelerinden kendisine akın etti.
8Huan, a thilhih thupidan a jak un Judia gama kipan, Jerusalem khua akipan, Idumai gam akipan, Jordan gal a kipan, Tura leh Sidon khokim akipan bangin mipi tampitak a kiangah a hong ua.
9İsa, kalabalığın arasında sıkışıp kalmamak için öğrencilerine, küçük bir kayığı hazır bulundurmalarını söyledi.
9Huan mipi jiakin amah a dia long neu mansaa na om dingin a nungjuite a hilha. Huchilou in jaw honum lutlut kha ding uh, a chi a.
10Birçoklarını iyileştirmiş olduğundan, çeşitli hastalıklara yakalanmış olanların hepsi O'na dokunmak için üzerine üşüşüyorlardı.
10Mi tampi a hihdamta ngala, huchiin natna nei peuhmahin amah a khoih theihna ding un a boh huthut ua.
11Kötü ruhlar da O'nu görünce ayaklarına kapanıyor, «Sen Tanrı'nın Oğlusun!» diye bağırıyorlardı.
11Dawi ninten leng amah a muh tengun a maah khupbohin, Nang Pathian Tapa na hi, chiin, a kikou nak uh.
12Ama İsa, kim olduğunu açıklamasınlar diye onları sıkı sıkıya uyardı.
12Huan, aman, a tanchin than louh ding a kiang uah a chi bikbek jel a.
13İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler.
13Huan, tangah a vahoh tou a, aman a ngaihngaih a sam a; huan, amau tuh a kiangah a hoh tou ua.
14İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti. Seçtiği bu on iki kişi şunlardır: Petrus adını verdiği Simun, Beni-Regeş, yani `GökgürültüsüOğulları' adını verdiği Zebedi'nin oğulları Yakup ve Yuhanna, Andreya, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup, Taday, Yurtsever Simun ve İsa'yı ele veren Yahuda İskariyot.
14Huan, a kianga a om ding leh, thu gen dia a sawl khiak dingin sawm leh nihte a sepa.
20İsa bundan sonra eve gitti. Yine öyle büyük bir kalabalık toplandı ki, İsa'yla öğrencileri yemek bile yiyemediler.
15daite delh khiakna thunei dingin leng.
21Yakınları bunu duyunca, «Aklını kaçırmış» diyerek O'nu almaya geldiler.
16Huaite tuh Simon, Peter a chih bang
22Kudüs'ten gelen din bilginleri ise, «Beelzebub O'nun içine girmiş» ve «Cinleri, cinlerin reisinin gücüyle kovuyor» diyorlardı.
17Zebedai tapa Jakob leh Jakob unau Johan, huai mite tuh Baonerges a chih te bang, huai tuh vanging tapate chihna ahi.
23Bunun üzerine İsa din bilginlerini yanına çağırıp onlara benzetmelerle seslendi. «Şeytan, Şeytan'ı nasıl kovabilir?» dedi.
18Andru, Philip, Bartholomai, Matthai, Thoma, Alphai tapa Jakob, Thaddai, Kanan mi Simon,
24«Bir ülke kendi içinde bölünmüşse, o ülke ayakta kalamaz.
19leh a mansapa Juda Iskariot te bang ahi uh. Huan, in ah a paita.
25Bir ev kendi içinde bölünmüşse, o ev ayakta kalamaz.
20Huan, mipi a a hong khawm nawn ua, huchiin an nangawn leng a ne theikei ua.
26Şeytan da kendine karşı gelip kendi içinde bölünmüşse, artık ayakta kalamaz; sonu gelmiş demektir.
21Huan, a lawmten huai a jakunm A hai ahi, chiin amah mat tumin a kisa uh.
27Hiç kimse güçlü adamın evine girip onun malını çalamaz. Ancak önceden o güçlü adamı bağlarsa, onun evini soyabilir.
22Huan, laigelhmite Jerusalem khua a kipana hong sukten, Beelzibul a jawl ahi, dawi lal jiakin ahi, dawite a delh khiak nak, a chi ua.
28Size doğrusunu söyleyeyim, insanların işlediği her günah, ettiği her küfür bağışlanacak, ama Kutsal Ruh'a küfreden asla bağışlanmayacak. Bunu yapan, asla silinmeyecek bir günah işlemiş olur.»
23Huan, Jesun laigelhmite a sama, gentehna thuin a kiang uah, Setan in Setan mah bangchin a delh khe theia?
30İsa bu sözleri, «O'nda kötü ruh var» dedikleri için söyledi.
24Gam leng amah a kidou leh, huai gam a ding khe theikei ding.
31Daha sonra İsa'nın annesiyle kardeşleri geldi. Dışarıda durdular, haber gönderip O'nu çağırdılar.
25Inkuan khat leng amau a kidou uleh, huaite inkuan a ding khe theikei kei ding uh.
32İsa'nın çevresinde oturan kalabalıktan bazıları, «Bak» dediler, «annenle kardeşlerin dışarıda, seni istiyorlar.»
26Setan mah leng amah kidou a, a kilan in tuh, a ding khe theikei dinga, amangthang zo mai ding.
33İsa buna karşılık onlara, «Kimdir annem ve kardeşlerim?» dedi.
27Kuamahin mi hat ina lutin a sum a lak sak theikei uh, mi hatpa tuh a hen masak phot kei uleh, huai nungin tuh a in a lohsak mai ding uh.
34Sonra etrafına, çevresinde oturanlara bakıp şöyle dedi: «İşte annem, işte kardeşlerim!
28Chihtaktakin ka honhilh ahi, mihing tate, a khelhna tengteng uah leh Pathian a gensiatnalam bangpeuh uah leng a gensiatnate uah, ngaihdam ahi ding ua
35Tanrı'nın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur.»
29Kuapeuh Kha siangthou hilhial gansia jaw bangchik chiang mahin ngaihdamna a mu kei dinga, khantawn khelhna siamlouin a hongom zo ding, a chi a.
30Dawi nin a jawl ahi, a chih jiakun huai tuh a gen ahi.
31Huan, a nu leh a unaute a hong ua, inpua ah a ding ua; amah sam din mi a sawl ua.
32Huan a kim ah mipi a natu diamduam ua; huan, a kiangah, Ngaidih, inpua ah na nu leh na sanggampaten a hongzong uh, a chi ua.
33Huan, aman a kianguah, Ka nu leh ka samgampate kuate ahi ua? chiin a dawnga
34Huan, a kiang khawnga tute a en velvel a, En un, ka nu leh ka sanggampatekuapeuh Pathian deihlam hih photphot, huai mite tuh ka sanggampate, ka sanggampate, ka sanggamnute, ka nute ahi uh, a chi a.
35kuapeuh Pathian deihlam hih photphot, huai mite tuh ka sanggampate, ka sanggampate, ka sanggamnute, ka nute ahi uh, a chi a.